Duyuru Tarihi: 4.7.2014

 

Geçtiğimiz Mayıs ayında, İzmir’de yaşayan 29 yaşındaki Çağlar Çam’ın spor salonunda aniden fenalaşarak yaşamını yitirmesi ve babasının “kas geliştirici ilaçlar kullanıyordu” iddiası herkesi üzüntüye boğarken, dikkatleri de tekrar bu maddelere çevirmişti. Bugün çeşitli basın yayın organlarında çıkan haberlerde; Çağlar Çam’ın otopsi raporunun çıktığı ve bu rapora göre Çam’ın vücudunda kalp ritmini artırmak için kullanılan DHEA maddesi ile Amiodarone ve Lidokain bulunduğu ifade edildi. Ayrıca kalbi ile akciğerinde aşırı kanama belirlenen raporda, kas yapması ve yağ yakması için aldığı ilaçlar nedeniyle kalp krizinden öldüğü belirlendi.

Bizler de bu acı gerçek vesileyle; gıda takviyesi ürünlerin geldiği tehlikeli noktanın artık yetkililer tarafından fark edilmesini ve bu doğrultuda somut ve kararlı adımlar atılmasını bıkmadan usanmadan bir kez daha talep ediyoruz. Sizlerin de takdir edeceği üzere özellikle vücut geliştirmede kullanılan ve metabolizmayı hızlandırarak kas kitlesini genişletmeyi sağlayan söz konusu ürünlerin, kural dışı ve kontrolsüz bir şekilde satılıyor ve kullanıyor olması sağlık açısından son derece tehlikeli hatta ölümcül bir durumdur. Sporcular bu ürünleri çoğunlukla internetten ya da spor salonlarından bilinçsizce temin etmektedir. Bu duruma kesin suretle dur denilmelidir. Bu tür ürünlerin Türkiye’ye ithalatında mutlak suretle düzenleme yapılması ve ruhsatının mutlaka ve mutlaka Sağlık Bakanlığı tarafından verilmesi gerekmektedir. Hatta gerektiği durumlarda piyasadan derhal kaldırılmalıdır.

Öte yandan; ilaçların ciddi olarak kontrol edildiği ülkemizde, bu maddelerin eczanelerden diğer ülkelerden daha kolay temin edildiği yönündeki bilgiler de doğru değildir. Esasen bilinçli ve sağlıklı sporcuların bu maddeleri kullanmak istemeyecekleri çok açıktır. Eczacıların bu ilaçları kullanmak isteyenlere doping yapmak isteyen sporcular gözüyle bakmayacakları çok açıktır ve bilinçsizce veya kötü niyetli olarak başvurulan doping uygulamalarında sadece eczacıları ve eczaneleri adres göstermek de sağlıklı bir yaklaşım değildir. Bu sorunun çözülmesi isteniyorsa eczacılar kadar sistemde yer alan tıp doktorları da dahil tüm sağlık personelinin sorumluluğu üstlenerek spor camiası ile birlikte sporcuların eğitim çalışmalarına hız verilmesi zorunlu görülmektedir. Bu konuda eczacılar olarak üzerimize düşecek her görevi üstlenmeye hazır olduğumuzu bir kez daha kamuoyuyla paylaşırız.

Türk Eczacıları Birliği olarak bilinçsiz ilaç ve takviye edici ürünlerin kullanılması konusunda uyarılarımızı gerek kamuoyu nezdinde gerekse bakanlık ve bürokratlar nezdinde sürekli yapmamıza rağmen ne yazık ki hala ölümler yaşanıyor. Dolayısıyla Türk Eczacıları Birliği olarak; konuyla ilgili olan Sağlık Bakanlığı’nın gerekli yasal düzenlemeler için ivedilikle harekete geçmesini bir kez daha talep ediyoruz.

Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ MERKEZ HEYETİ