Duyuru Tarihi: 22.3.2013

 

Sayın Doğan HEPER,
 

21 Mart 2013 tarihli Milliyet Gazetesi’ndeki köşenizde hangi amaca hizmet ettiğini bilemediğimiz “Eczacılık Şanslı Meslek” başlıklı yazınızda “Türkiye’de en şanslı mesleğin Eczacılar olduğunu; çünkü eczacılara karışan, görüşen olmadığını, eczacı kalfalarının alıp sattığını, eczacınınsa canı istediğinde dükkân önünde güneşe karşı tavla oynadığını” belirtmektesiniz.


Kimseye gazetecilik mesleğini ve etiğini öğretecek değiliz, işimiz olmadığı için haddimiz de değil ancak başkalarının da bizim mesleğimiz hakkında ahkâm kesmesine müsaade edemeyiz. Diğer yandan bir konuda değerlendirme yapabilmek için öncelikle o konu hakkında araştırma yaparak bilgi sahibi olmanın evrensel ölçülerde asgarî etik bir ilke olduğuna inanıyoruz. Söz konusu yazınız bize değerli gazeteci Uğur Mumcu’nun yıllar önce ifade ettiği zihinlere kazınmış şu anlamlı sözü hatırlattı: “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak.” Anlaşılan o ki siz bu sözü çoktan dağarcığınızdan çıkartmışsınız.


Öyleyse size Eczacılar hakkında bilmediğiniz, zahmet edip de öğrenmek için çaba göstermediğiniz kimi hakikatleri hatırlatmak isteriz:


Biz eczacılar, uzun ve zorlu bir eğitim sürecinden geçtikten sonra halka hizmet vermeye başlayan bir mesleğin mensuplarıyız. Her zaman ve her zeminde tüccar değil, “sağlık çalışanı” olduğumuzu göğsümüzü gere gere ifade ettik. O nedenle sizin “dükkân” olarak gördüğünüz eczaneler bizim için halk sağlığının bekçisi olan birer “sağlık merkezi”dir. Eczaneler insanlarımızın kimi sağlık sorunları ile karşılaştıklarında öncelikle müracaat ettikleri kurumlardır. Eczacılar ise toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinde sağlık ekibi içerisinde kilit öneme sahiptir.
 

Eczacıya karışan görüşen olmaması yolundaki mesnetsiz iddianıza gelince; basit bir tarama yapsaydınız eczacıların yasal mevzuatın çerçevesini belirlediği şekilde kamu hizmeti veren kimseler olduğunun bu anlamda Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu gibi devlet kurumları ile yasal ve zorunlu bir ilişkisi bulunduğunun farkına varabilirdiniz.

Bağımsız eczacılık mesleğini ortadan kaldırarak eczacıyı öncelikli amaçları sağlık değil daha fazla kâr olan uluslararası tekellerin hizmetine sokacak girişimleri perdeleyen manipülasyon dolu söylemlerin; yine mesleğinizin saygıdeğer öncülerinin pek sevdiği bir ifadeyle “fikir haysiyeti” kavramı içerisine sığdırmakta zorlandığımızı vurgulamak isteriz.

 

 

Ecz. Erdoğan ÇOLAK

Türk Eczacıları Birliği Başkanı