Duyuru Tarihi: 3.6.2008


 

 

           Hayatımızdan günler bir bir eksilirken bizler bu duruma kolayca alışmış görünüyoruz.

Oysa ki insanoğlundan beklenen direnmek,  karşı koymak zamana kafa tutabilmek.

           
          
Zaman geçerken yüzümüzde izlerini bırakıyor, o izler ki yaşadığımızın en büyük belirtisi. Beklenen o ki, izler yüzümüzü eskitirken gönlümüze zenginlik katsın. Gönlümüzdeki zenginlik gözlerimize yansısın ki insanlara mutluluk iletelim.

              
            Mutluluğunu karşısındakine iletebilen insanlar aynı zamanda karşısındakinden mutluluk alabiliyorsa daha da anlamlı olur. Hani bir söz var “Bugün kalan hayatımın ilk günü”. Bu söz  insanlara; geçmişe bakıp da gelecek hakkında umutsuzluğa düşmemelerini, yarınlarını planlarken hep umut dolu olmalarını öğütler. Genelde de biz insanlar  yarınımıza dair hayaller kurarken hep mutlu tablolar tasarlarız zihnimizde.

           
            
Son zamanlarda ise yeni bir varsayım var,  “Bugün hayatımın son günü”. Bu söz bize istediğimiz şeyleri yapmayı ertelemememiz gerektiğini, gerçekleştirmek istediklerimiz için yarını beklersek çok geç olabileceğini anlatıyor.

            
             Siz ne dersiniz? Hangisine katılırsınız?


             İnsan daha genç yaşlarda “Bugün kalan hayatımın ilk günü”  derken, yaşlandık