Duyuru Tarihi: 12.10.2010

 

İnsan hayatı karmaşalar ile dolu. Bu karmaşalar insanın hayata karşı olan duruşunu da belirliyor. Düşünün ki her sabah 8’de işe gidip her akşam 5’te çıkan, belli bir maaş alan, yılın belli aylarında tatile çıkan birinin hayat risklerini üstlenmesini, değişimi gerçekleştirmesini bekleyebilir miyiz ? Bana sorarsanız asla.

Çünkü kendi hayatlarını değiştiremeyen insanlar toplumların hayatını nasıl değiştirecek? Dünyadaki bütün devrimleri , değişimleri yaratanlara bir bakın hangisi standart bir hayat sürmüş. Sıradanlaşan bir hayatı olan kimsenin sıra dışı bir şeyler yapması söz konusu olamaz.

Değiştirmek, risk almak insanın adrenalin kat sayısını arttırır. Hele ki bu değişimi olumlu bir şekilde tamamlamak insanı mutlu eder. Bu mutluluk başarana tersine yaşlılık etkisi yaratır.

Sıradanlaşmamalıyız , risk almalıyız ve değişmeliyiz , değiştirmeliyiz.Ama bu bıçak sırtıdır başarı da var, başarısızlık da. Oysa ki diğerinde başarı da yok , başarısızlıkta.

İnsan başarıyı hedefliyorsa bu riskleri göğüslemeli. Bu riskleri göğüsleyenleri de hayat ödüllendiriyor. Bu ödülü illa ki başarı şeklinde algılamıyorum. Sıradanlığı reddedip , risk alıp başarısızlıkla sonuçlanan hayat  hikayeleri de benim için önemli. Bu insanlar da önemli insanlar benim için.

Kendimizi sorguladığımız zaman değişmek için değiştirmek için neler yaptığımızın tabelası daha yüklüyse mutlu olurum kendi adıma. Bu muhasebe de ( - ) puanlar bile mutluluk vermeli.

Düşünsenize bir de hayatında bırak ( + ) yı , ( - ) si bile olmayanlar var.

Dileğim hepimizin değişimin, gelişimin parçası olması.

Saygılarımla.

 

Ecz. Cihan DİNÇ