Duyuru Tarihi: 28.12.2009

 

Türkiye genelindeki  eczacılık fakültesi dekanları Ankara’da bir araya gelerek bir toplantı yaptı. Toplantıda eczacılık mesleğinin geleceği ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun son günlerdeki tutumu üzerine bir açıklama yaptılar. Açıklama şöyledir;

Değerli Basın Mensupları,


Hepinizin bildiği üzere, eczacı meslektaşlarımız, sorunlarının çözümü için devletin kurumlarıyla meslek örgütleri aracılığıyla sürekli diyalog içinde olmuş; tüm diyalog kapıları kapandığında da 4 Aralık tarihinde kepenklerini kapatarak tepkilerini dile getirmişlerdi. Buna karşılık, Sosyal Güvenlik Kurumu ise, halk sağlığının sekteye uğratıldığı gerekçesiyle tek taraflı olarak eczanelerin sözleşmelerini feshetmişti. Bizler de yaşanan olayları gerek sizlerin aracılığınızla, gerekse meslektaşlarımızdan aldığımız bilgiler ışığında takip ediyor;  demokrasiden, dayanışmadan bahsedilen şu günlerde, yaşanılan böylesi bir iletişimsizliği dikkatle ve hayretle izliyoruz.

Değerli basın mensupları,


Eczacı her şeyden önce ilaç danışmanıdır. Bazı öngörülerin aksine, aldığı lisans eğitimi nedeniyle, ilaç savurganlığını önleyici bilgi ve deneyime sahiptir ve akılcı ilaç kullanımında sağlık zincirinde de en önemli halkayı oluşturmaktadır. Halka, ilaç kullanımı ve ilacın saklanması konusunda doğru bilgiyi aktaran ve vazgeçilemeyecek tek meslektir. Bu nedenle ilacın mutlaka eczaneden ve eczacı danışmanlığında alınması gereklidir.


Bin yıllık bir geçmişi olan eczacılık mesleğinin ve evrensel eczacılık ilkelerinin sürdürülebilmesi adına meslek mensuplarını yetiştirmekle yükümlü olan biz bilim insanları, öğrencilerimize hep şunu anlatırız; “Halk sağlığı her şeyin üzerindedir. Bunu gözeterek, kendinizi ve mesleğinizi sürekli geliştirmeli, uygar bir topluma yakışır kararlar almalısınız.” Çünkü bizler için, sağlıklı toplumların yaratılması önce sağlıklı bir bireyin oluşturulmasından geçer. Öğrencilerimiz, genç eczacı adayları, çağdaş ve bilimsel eğitimlerin verildiği üniversitelerimizden birer sağlık profesyoneli olduklarının bilinciyle mezun olurlar. Çünkü aynı zamanda deontoloji eğitimi alırlar, eczacılık yemini ederler. Mesleğimiz ve hastalarımızın sağlığı bizim için en önemli değerdir. Bu bağlamda, eczacılık mesleğinin işlevini yitirmesine, birer sağlık merkezi olan eczanelerin ise ticarethane gibi görülmesine ve gösterilmesine sonuna kadar karşı çıkıyoruz. Bunun aksini yapanlar hem mesleğimize, hem bilime, hem de üniversitelerde eğitim veren bizlere haksızlık etmiş olurlar.

Değerli basın mensupları,


Türk Eczacıları Birliği 54 yıllık bir meslek birliğidir. TEB, yasa gereği kurulmuş olan, üyelerinin mesleki haklarını koruyan bir sivil toplum örgütüdür. Örgütün, Avrupa Birliği ülkelerindeki uygulamalara bakıldığında, ilaç ile alınan kararlarda ülkemizde de daha aktif rol oynamasına fırsat tanınmalıdır.  


TEB’in, eczacıların mesleki uygulamalarında önemli işlevler meydana getirdiğini ve bu nedenle vazgeçilmez olduğuna inanmaktayız. Zaten TEB,  bilim ve teknolojilerdeki gelişmeleri üyeleri olan eczacılara aktarabilmek için Eczacılık Akademisi’ni kurmuştur. Öğretim üyelerimiz ile birlikte  Akademi’mizin sağladığı olanaklarla, eczacılarımızın bilimsel ve mesleki yönden kendilerini  geliştirecek eğitim programları yürütülmektedir.

<