Duyuru Tarihi: 29.4.2011



“MUCİZE BİR ZAYIFLAMA ÜRÜNÜ DEĞİL. YALNIZCA MUCİZEVİ PAZARLAMA YÖNTEMLERİ İLE TÜM TOPLUMU KANDIRMA ARACI”



Değerli Basın Mensupları,

Son dönemde oldukça popüler hale gelmiş olan  ‘sağlıklı yaşam’ sloganı, ne yazık ki sağlık kadar sağlıksızlığı da beraberinde getirmektedir. Bunun en önemli sebebi, gelişmiş kitle iletişim araçları ile toplumun belirli ürünler konusunda yanlış bilgilendirilmesidir. Özellikle bitkisel ürünler ya da takviye edici gıdalar, tüm toplumun göz göre göre kandırıldığı bir alana dönüşmüş durumdadır.

Bu açıdan son dönemde sıklıkla gündeme gelen ‘altın çilek’ isimli bitkiyle ilgili gelişmeler bu tespitin en açık kanıtı niteliğindedir. Mucizevi meyve olarak lanse edilen ve neredeyse tüm sağlık sorunlarına deva olduğu iddia edilen söz konusu ürün ile tüm toplum açık bir biçimde, hem de medya kanalı ile kandırılmaktadır.

Öncelikle söz konusu meyve ile ilgili yeterli düzeyde bilimsel çalışma yapılmış değildir. Mevcut çalışmalar ışığında, TEB Eczacılık Akademisi üyelerimizden Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdem Yeşilada’nın değerlendirmelerine göre; altın çileğin en belirgin ve üzerinde durulan özelliği antioksidan etkisidir. Bu etkisi meyvelerin sarı rengini veren karotenoit bileşenleri ve fenolik içeriği ile ilişkilidir. Ancak antioksidan etkisinin bekleme sırasında (kurutma dahil) C vitamini ve fenolik bileşenlerin parçalanması ile kayba uğradığı bildirilmektedir. Meyvelerin halk arasında ileri sürülen karaciğer işlevleri, görme sorunları ve yüksek kolesterolü düşürücü etkileri antioksidan özelliği ile ilişkilendirilebilir. Nitekim deneysel çalışmalarda sıçanlarda deneysel karaciğer harabiyetini (karbon tetraklorür ve asetaminofen nedenli karaciğer toksisitesi) önleyici etkisi bulunduğu gösterilmiştir. Diyabetik sıçanlarda üzerinde yürütülen bir yeni çalışmada ise 15 gün süre ile uygulandığında kan şekerini yüzde 30 oranında düşürdüğü bildirilmektedir.

Günde 5 taze meyve yenmesi halinde yemek sonrası yükselen kan şekerinin kontrolünü sağlayabileceği önerilmektedir. Meyve suyunun görüşü artırdığına ilişkin iddialar tavşan gözü ve fibroblast primer kültürlerinde yapılan deneyler ile desteklenmektedir. Son dönemde yapılan deneysel çalışmalarda akciğer kanseri, karaciğer kanseri hücreleri (in vitro) üzerinde baskılayıcı etkisi bildirilmektedir. Ancak bağırsak kurtları üzerinde bir etki gözlenmemiştir.

Buna karşın söz konusu meyvenin zayıflama konusunda herhangi bir kimyasal ya da mekanik etkisi olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla, altın çileği mucizevi ve zayıflamaya yardımcı bir ürün olarak lanse eden kişiler, hepimizi yalnızca yanıltmaktadır.

Bütün bu bilimsel bulgular bir yana, altın çileğe mevcut yasal mevzuat çerçevesinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından, takviye edici gıda olarak üretim izni verilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bugün internet ve televizyon kanalı ile takviye edici gıda olarak lanse edilen, altın çilek meyvesini içeren tüm ürünler sahtedir. Ya da en iyi ihtimalle iddia ettiği etkiyi gösterme konusunda hiçbir güvenilir yanı yoktur.

İster bitkisel ister kimyasal kökenli olsun ilacın tek gerçek uzmanı olan eczacınız olarak, bugüne kadar masum gibi gösterilmeye çalışılan bitkisel ürünlere ilişkin ciddi tehlike konusunda farkındalık yaratmaya çalıştık. Bizler ilkes